28 Nisan 2013 Pazar

Doğa İçin Çal projesi

Projeyi kendileri şöyle tanımlıyorlar;

Doğa İçin Çal, bir agaclar.net projesidir.

Dünya'nın hali ortada. Yerküresiyle, atmosferiyle tehlike sinyalleri verip duruyor.

Küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık...

Beslenme başka bir dert; besin bulanlar için GDO'lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı maddeleri... Bulamayanların sorunu karmaşık değil: Sadece açlık! Enerji savaşları, temiz su savaşları... Yani gidişat iyi değil.

En güçlü ya da yoksul olanların büyük çoğunluğu, kendi küçük ya da büyük çıkarını esas alarak, kendini dünyanın merkezine koyarak yaşıyor. Herkesin mazareti var!

Çok şey sadece günü kurtarmaya yönelik.. Doğayı yok sayarak yapılan her şey, geleceğimizi biraz daha belirsizleştiriyor. Komik olan, korunmak doğanın umurunda bile değil. O nasıl olsa, öyle ya da böyle var olacak... Vay bizim halimize...

İklim değişiklikleri, seller, taşkınlar, bunlar dünya kabuk bağladığından bu yana hep var ama son yüz yılın grafikleri öncekilerle benzerlik göstermiyor, kendi elimizle yaptıklarımızın, bu kötü gidişe direkt etkisi var. Önceleri düşe kalka yaşıyorduk, artık kıçımızın üstünde hızla kaymaya başladık. İşin bilimiyle uğraşan herkes bu konuda hem fikir. Çevreci hareketler, bu gidişi durdurulması gerektiğini herkese anlatmaya çalışıyor.

Agaclar.net olarak başından beri işin neresinden tutacağımıza bakıp durduk. Yaptığımız her şeyde bu amacın izi var. Daha neler yapabiliriz?

Doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekan ve kaynak oluşuyla, müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası oldu.

Müzik; yaygın, eneji dolu, durdurup kendini dinleten ya da arka plana geçip çaktırmadan varolan...
Seçtiğimiz parça: "Divane Aşık Gibi" Bilmeyen yok, sevmeyen yok...

Dünyanın çivisini çıkaranlar kadar, bunu seyretmekle yetinenler de benzer biçimde sorumluysa, çözümler bulmak ve uygulamak zorundaysak, her vesile ile hatırlamalı, hatırlatmalıyız.... Hem değişim gerektiğini bilip, hem "Şöyle yap, böyle yap" laflarını dinlemediğimize göre, "ne yapmalıyım" diye düşünmek gerektiğini her dinlediğinde hatırlatan bir müzik işe yarar mı? En azından konunun farkında olanlar için, arka planda fazladan bir vicdan azabı durumu yaratır mı?

"Birlikten kuvvet doğar" mı? Tek tek düşündüğümüz, anlatmaya çalıştıklarımız, hep birlikte, bir ucundan tutarak ortaya konduğunda verdiği enerji artar mı?

Agaclar.net'ten Fırat Çavaş, doğdukları iller farklı, yaşadıkları mekanlar farklı, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı 45 müzisyeni, varolan gerçekleri bir kez daha hatırlatmak için bir araya getirdi: Doğa için çal!

"Divane Aşık Gibi" yollarda dolaşmaktan başka, hem mecazda hem de fikirde "Sen yağmur ol, ben bulut, Maçka'da buluşalım" diyoruz.

Projede yorumlanan eserler;


Doğa İçin Çal 5 - Bitlis'te Beş Minare



Doğa İçin Çal 4 - Selvi Boylum Al Yazmalım, Çiçek Abbas, Devlerin Aşkı



Doğa İçin Çal 3 - Gesi Bağları, Çemberimde Gül Oya, Çaleyli'den Öteye



Doğa İçin Çal 2 - Uzun İnce Bir Yoldayım



Doğa İçin Çal 1 - Divane Aşık Gibi

22 Nisan 2013 Pazartesi

Damocracy



Damocracy belgeseli, Amazon ve Hasankeyf'in ortak hikayesinden yola çıkarak büyük barajların iddia edildiği gibi 'temiz' enerji olmadığını ortaya koyuyor.

Kanadalı yönetmen Todd Southgate, dünyanın en çok tartışılan iki baraj projesi olan Brezilya'daki Belo Monte ve Türkiye'deki Ilısu'yu konu alan bir belgesel hazırladı. Southgate, ilk yolculuğunu Brezilya'nın görkemli Amazon ormanlarına, yerli kabilelerin yaşadığı bölgelere yaptı. Oradan Türkiye'ye gelen yönetmen, Hasankeyf başta olmak üzere Mezopotamya'nın bereketli ovaları ve derin vadilerine giderek yaşamları baraj projeleriyle tehdit altında olan ve bu barajlara karşı mücadele veren yerel halklarla, bunun yanı sıra sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve avukatlarla görüştü.

Bu belgesel, Dicle ve Xingu (Şingu) nehirlerinin beslediği topraklarda binlerce yıldır varlığını koruyan yerel halkların, kültürlerin ve yaban hayatının barajlarla nasıl yok edileceğini gözler önüne seriyor. Aynı zamanda, gezegenimizin akciğerleri olan Amazon'u ve medeniyetlerin beşiği olan Mezopotamya'yı yok edecek barajların 'temiz' enerji adı altında iklim değişikliğine çözüm olarak sunulmasını da eleştiriyor.

9 Eylül 2012 Pazar

Moğollar - Bişey Yapmalı


Moğollar'ın "Bir şey yapmalı" şarkısı, Kurtuluş dergisi dağıtırken 1996 yılında
Alibeyköy Sayayokuşu'nda öldürülen 16 yaşındaki lise öğrencisi İrfan Ağdaş'ı anlatır;
"Yolun ortasında henüz on altısında insanım insanım diyorsa bir şey yapmalı"...

derin uykudaydım
sesine uyandım
ter içinde kaldım
uyku tutmadı

yolun ortasında
henüz onaltısında
vuruyorlar oysa
bişey yapmadı

sanki onlar hancı
halkına yabancı
biz ise kiracıyız da
evden atmalı

birisi oy peşinde
öteki rant işinde
kıyamet değilse bile
bişey kopmalı

bişey yapmalı
hey bişey yapmalı
hey bişey yapmalı
hey

herkesin fikrince
farkımız çok ince
yutmaya gelince
demir lokmayı

hileli terazi
han hamam arazi
konuşanı aşi
deyip içeri tıkmalı

faili meçhuller
çöple beslenenler
çalıp duran ziller
uyandırmalı

yolun ortasında
henüz onaltısında
insanım insanım diyorsa
bişey yapmalı

bişey yapmalı
hey bişey yapmalı
hey bişey yapmalı
hey